Tüm Boyutlarıyla Dikey Tarım ve Mimarlık İlişkisi

Küresel nüfus artmaya devam ederken mimarlar, gıda kıtlığını gidermek için gökdelenlerde taze yeşillik yetiştirebilir.

dikey tarım Dikey Tarım, Dikey Tarım Sorunları, Dikey Tarımın Tarihçesi, popüler dikey tarım

Dikey tarım, daha az arazi işgal ederek yıl boyunca sebze üretmek için dikey kapalı alanlarda mahsul yetiştirme kavramıdır. Geleneksel tarım uygulamalarıyla karşılaştırıldığında; kontrollü, kapalı bir iklimde yapılan tarım da daha az su ve emek tüketir. Devam eden küresel gıda kıtlığına çözümlerden biri olarak kabul edilir.

Etkili bir önlem alınmazsa BM, küresel gıda arzının yakın gelecekte iklim değişiklikleri nedeniyle ciddi bir güvensizlikle karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Bu arada küresel nüfus 2050 yılına kadar öngörülen 9,6 milyara doğru büyümeye devam ederken, dünyanın daha az toprak ve su kaynağıyla daha fazla gıda üretmesi gerekecek.

Dikey Tarımın Tarihçesi

Dikey tarım eski bir fikirdir. Güney Amerika’daki yerli insanlar uzun zamandır dikey olarak katmanlı yetiştirme teknikleri kullanıyorlar ve Doğu Asya’nın pirinç terasları da benzer bir ilke izliyor. Ancak şimdi, hızla büyüyen küresel nüfus ve giderek sınırlı kaynaklar, tekniği her zamankinden daha çekici hale getiriyor.

1950’lerin sonundaki Yeşil Devrim, tarımsal üretkenliği şaşırtıcı bir oranda artırdı ve bugün hala görülen patlayıcı nüfus artışına izin verdi. Gerçekten de 1950’den beri, Dünya nüfusu 2,4 milyardan 7 milyara neredeyse üç katına çıktı ve buna bağlı olarak küresel gıda talebi arttı.

Şimdiye kadar, tarım endüstrisi yeterince iyi ayakta kalabildi. Ancak bilim adamları, tarımsal verimliliğin sınırları olduğu konusunda uyarıyorlar. Dahası, dünyanın gıdasının yetiştirildiği toprakların çoğu tükendi veya artık kullanılamaz hale geldi. Aynı şekilde, tarımsal kullanıma dönüştürülebilecek sonsuz bir alan arzı da yoktur.

Geleneksel Tarımın Sorunları

Artan nüfus ve karşılık gelen gıda ihtiyacının yanı sıra, geleneksel tarımla ilgili çeşitli sorunlar var. Her şeyden önce, verim büyük ölçüde hava koşullarına ve diğer kontrolsüz çevresel faktörlere bağlıdır. Beklenmeyen kuraklık, aşırı yağış, haşereler vb. mahsullerde feci hasara neden olabilir ve bu da çiftçilerin ekonomik kayıplarına ve gıda tedarik zincirlerinde aksamalara neden olabilir.

Ticari tarımın çevresel etkileri de endişe verici. Tür çeşitliliğinin olmaması nedeniyle, arazi uzun vadede ticari ürünler yetiştirdikten sonra besinlerini kaybediyor olabilir. Kimyasal gübrelerin aşırı kullanımı da toprak ve su sistemini kirletmektedir. Ayrıca, ormanlara daha fazla tarım arazisi geri verilebilirse, bu, büyük çevre sorunu olan küresel ısınmayla yüzleşmemize yardımcı olabilir.

Dikey Tarım Örnekleri

Yukarıdaki sorunları çözmek için, dikey tarım kavramı dünya çapında, özellikle de yüksek oranda kentleşmiş bölgelerde uygulanmış ve geliştirilmiştir.

Dikey çiftlik Sky Greens

Dikey çiftlik Sky Greens, 2012 yılında Singapur’daki yoğun nüfus için ticari olarak sebze üretmeye başladı. Singapur’un zengin güneş enerjisini kullanan ve günde bir ton sebze üreten bir sera işlevi görüyor.

Yeşilliklerin yetiştiği üç katlı raflar, tüm katmanlara yeterli güneş ışığını sağlamak için düşük karbonlu bir hidrolik sistem altında dönüyor. Proje, ticari üretim için yeterince büyük bir ölçekte dikey tarımın fizibilitesini kanıtlıyor. Benzer planlar genişlemeye devam ederse, Singapur taze gıda tedarik zincirini kısaltarak ithalat ve nakliye maliyetlerinden tasarruf edebilecek.

Fransa’da türünün ilk örneği olduğuna inanılan, mimari firma ilimelgo tarafından dikey tarım için çok katlı sera, 2021 yılında Romainville’de inşa edilmiştir. Bu dikey çiftlik çelik, ahşap ve camdan yapılmış yedi katlı bir yapıdır. Dikey Kentsel Çiftlik, ticari üretimden ziyade çevredeki sakinlere dikey tarımı tanıtan bir eğitim tesisi işlevi görür.

Binanın zemin katında bir restoran, atölyeler ve topluluk faaliyetlerini kolaylaştırmak için pedagojik bahçeler bulunmaktadır. Sky Greens’e benzer şekilde Vertical Urban Farm, bitkilerin ihtiyaç duyduğu gerekli ışığı sağlamak için LED’ler kullanmak yerine doğal ışıktan yararlanır. Sonuç olarak, ziyaretçiler binaya doğru yürürken binanın içinde büyüyen yeşillikleri görebilir ve bu da binanın kendisini bir vitrin haline getirir.

Farmhouse by Precht

Bir başka hibrit dikey çiftliğe örnek Farmhouse by Precht’tir. Şehir sakinlerini kendi yiyeceklerini yetiştirmeye teşvik eden modüler bir konut konseptidir. A-şekilli ahşap üniteler, her ailenin ihtiyacını karşılamak için farklı kombinasyonlarda birlikte oluşturulabilir. A-şekilli çerçevelerin altında, A-şekilleri arasında oluşan negatif boşluğa anında erişim sağlayan yaşam alanları bulunur.

Tarımla konutu yakın bir şekilde birleştirerek, ikisi değerli kaynakları kullanmak için bu binada bir geri dönüşüm sistemini paylaşabilir. Yağmur suyu ve atık su toplanır ve onları bahçecilik için uygun hale getiren bir arıtma sisteminden geçirilir. Organik atıklar, daha sonra mahsul yetiştirmek için kullanılabilecek kompost haline getirilmek üzere bodrum katına gider. Ayrıca, insan faaliyetleri tarafından üretilen ısı, seraların ısınmasına yardımcı olabilir.

Urban Vertical Farm of Brightfood

Stefano Boeri, tarımı kentsel bağlamlara daha da yakınlaştırmak için ticari alanları, ofisleri ve dikey çiftlikleri birleştiren yeni bir yapı önerdi. Urban Vertical Farm of Brightfood olarak adlandırılan kompleks, bitki örtüsü için platformlar ve meyve ve sebze yetiştiriciliği için küçük seralar içeriyor. Urban Forestry serisindeki diğer projeler gibi, platformlar ve seralar da doğal peyzajı taklit eden dinamik bir deseni izleyerek ana yapıdan dışarı çıkıyor.

Tüm seralar, doğal ışık maruziyetini en üst düzeye çıkarmak için güneye bakar. Seraların bir kısmına ziyaretçiler tarafından erişilebilirken, on iki seradan yedisi doğrudan ofis alanlarına bağlanıyor. Proje, günlük çalışma senaryolarını dikey orman ve kentsel çiftçilikle birleştirerek gıda üretimine ve tür çeşitliliğine daha fazla kentsel alan ayırmayı hedefliyor.

Dikey Tarım Sorunları

Bu umut verici hesaplamalara rağmen bu tür yüksek katlı çiftlikler hala sadece küçük ölçekli modeller olarak var. Eleştirmenler bunun yakın zamanda değişmesini beklemiyor. Kansas merkezli Land Institute’ten tarım araştırmacısı Stan Cox, dikey tarımı, küresel gıda arzındaki potansiyel kıtlıklara pratik bir çözümden çok,genç mimarlık öğrencileri için bir proje olarak görüyor.

Ana sorun ışıktır, özellikle güneş ışığının LED’lerle değiştirilmesi gerektiği gerçeği büyük sorun. Cox’un hesaplamalarına göre, bir yıl boyunca ABD’deki tüm buğday ekimini dikey tarım kullanarak değiştirmek isteseydiniz, ABD’deki tüm elektrik santrallerinin tek bir yılda ürettiği elektriğin sekiz katına ihtiyacınız olurdu ve bu sadece aydınlatmaya güç sağlamak için yeterli.

Sky Greens gibi dikey tarım planlarının daha fazla alana genelleştirilebilmesi için çözülmesi gereken sorunlar var. Yeterli gün ışığı almayan sahalar için, mahsuller, sıcaklık ve diğer koşulların kontrol edilmesi zaten çok fazla zaman alırken, enerji tüketen LED’lerin telafi edilmesini gerektirir.

Çiftliklerden gelen atık su, arıtmalardan sonra sulama için veya enerji üretmek için yeniden kullanılabilir ve bu da çiftliklerin enerji kullanımını sürdürülebilir kılar. Ancak, bina için verimli bir geri dönüşüm sistemi ve bunun yerel şebekelere ve su sistemine bağlantısı henüz araştırılmamıştır. Stefano Boeri ve Precht’in konseptleri gibi hibrit projelerde problemler daha da karmaşık olacaktır.

Bir Sonraki Yeşil Devrim: Dikey Tarım

New York’taki Columbia Üniversitesinde çevre sağlığı bilimleri ve mikrobiyoloji fahri profesörü Dickson Despommier , tüm ülkelerin yakında nüfuslarını beslemek için dikey tarımı kullanabileceklerine inanıyor. Güney Kore hükümeti olasılığı araştırmakla ilgileniyor. Şu anda ülke, gıdasının büyük bir kısmını ithal etmek zorunda. Gerçekten de 2005 OECD raporuna göre, Güney Kore gıda güvenliği konusunda küresel bir sıralamada sondan beşinci sırada yer alıyor. Artan gıda fiyatları, iklim değişikliği ve doğal afet olasılığı sorunu daha da büyütebilir.

Yine de dikey tarımın Güney Kore’de ticari ölçekte uygulanması biraz zaman alacak. Despommier’in meslektaşı Lee Hye Jin, beş yıl daha araştırmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Exit mobile version